Galata Moda Bahane, Mekan Şahane…


Gerçek mekanında, Galata’da Kuledibi’nde…

9-13 Aralık’ta…
Artık Galata’ya gittiniz mi sadece Galata Moda’yı gezmek gibi bir durum yok biliyorsunuz. Artık Galata civarında akan salyalarımızı silmek için bekleyen bir sürü butik ve cafe var. Galata Moda için gitmişken iyice bir gezeyim diyorsanız kendim için hazırladığım programı sizinle de paylaşayım, belki işinize yarar.
Galata’da bizi ilgilendiren 2 sokak var arkadaşlar. Biri Galata Kulesi’nin arkasındaki kahvenin yanından aşağı kıvrılan Camekan Sokak, diğeri de kuleyi karşınıza aldığınızda sola bakın, uçsuz bucaksız devam eden sokak. Bu ikisini aklınızda tutun.
Benim programa gelelim.
Saat 10’da Galata Otopark’ına park et. Büyük ihtimal tekrar kulenin dibinde kurulacak Galata Moda çadırlarını gezmeden kule dibindeki kahvede bir tost ve çayla sabah kahvaltısı yap. Eğer yağmur yağıyorsa dinene kadar çadırların altında takıl. Yağmur yağmıyorsa – nasıl olsa başlayacak ya – bunu fırsat bil ve Serdar-ı Ekrem Sokak‘a yönel.
Sokağa girmeden sağda Öykü Thurston ve Yasemin Özeri’nin açtığı, içindeki minik odacıkları süreli olarak farklı tasarımcılara kiraladıkları LAUNDROMAT’a gir. Çok şey almamak için kendini tutmaya ve mağazayı mantıklı bir süre içinde terketmeye çalış.
Laundromat’tan çık hemen sağındaki sokağa gir. Bu sokakta Bahar Korçan‘ın yeni açılan butiğini gez. Geçenlerde önünden geçtim, içeri girecek fırsatım olmadı ama güzel bir mekan olmuş. Taş duvarlar, yüksek tavanlar, loş ışıklar ve tamamen cam dış cephe. Mutlaka gidile görüle.
İlerlemeye devam et, dışarıdan sadece cafeymiş gibi görünen ama içeride bir sürü ciciler olan Building Idea Engineering‘e (Bundan böyle BIE olarak geçecek) mutlaka gir. Oradan bir şey almadan çıkmayı başarırsan sakın yanındaki Mavra‘ya girme çünkü oradan kesin bir şey alırsın!!!
Mavra’dan ileride bizi ilgilendiren bir durum yok kızlar, o yüzden tornistan. Tornistan sırasında solunuzda Galata Şarküteri‘yi göreceksiniz. Sırf içerideki güzel kokuları almak için bile girin derim.
Serdar-ı Ekrem bittikten sonra Galata Moda çadırlarını gez. Bittiği sırada büyük ihtimalle acıkmış olacaksın, geri dönüp Mavra ya da BIE’de bir şeyler yiyebilirsin. Dikkat et BIE’de yemek sunumlarını sergi sanıp yememezlik etme. Ya da daha güzeli Galata Şarküteri’de taze malzemelerle güzel bir sandviç yaptır kendine.
Karnımızı doyurduk, Galata Moda’mızı gezdik, sıra Camekan Sokak’ta. Sokağa girer girmez sağda ParisTexas var. Sevdiğimiz markalar var, her şeyden tek tük var ama zor bulunan bir şey yok. Elbise ağırlıklı. Sağındaki dükkanın adını hatırlamıyorum ama güzel takılar satıyor haberiniz olsun.
Neyse devam edin, sokak sağa doğru kıvrılacak. Hemen solunuzda Adem&Havva var. Bence turistik bir yer ve çok otantik ama ben girmem demeyin. Dışarıdan sadece yemeni ve örgü terlik satıyormuş gibi yapıyor ama ben en son gittiğimde deri ve kurukafalı bir bileklik aldım. En çok onu seviyorum yani.
Çıkışta hemen kafanızı kaldırıp yukarı bakın Lastik Pabuç‘u göreceksiniz. Hani sahibi Can Soylu’yla ropörtaj yapmıştım. Spor ayakkabı giymem demeyin mutlaka girin bakın, şansınız varsa Can da oradadır.
Lastik Pabuç’tan sonra hemen sağda böyle bir binanın altına girer gibi bir yerde Sodapop var. Galata’da Laundromat’tan sonra favorim diyebilirim. Ne kadar abidik gubidik şey varsa burada.
Bu arada tabii ki Ahu Yağtu’nun Second Chance‘ine ve Simay Bülbül‘ün atölyesine uğramayı unutmuyoruz.
Belki hepinizi alakadar etmez ama benim için en önemli cevher 2.El. Kuleye sırtınızı verin karşınızda Türk Telekom’u göreceksiniz. Onun yanından devam eden sokağa dalın. İlerde sağda. İkinci el ne ararsanız var gibi bir durumu söz konusu. Öyle Second Chance ya da Ece Sükan Vintage gibi bir yer beklemeyin. Daha çok Beyoğlu’ndaki By Retro tadında bir yer bekleyin. Kokusuna varana kadar…
Herhangi bir yağmura yakalanmadan Galata Moda’yı ve civarını bitirdiyseniz ne mutlu size. Hadi bakalım oradan Asmalımescit yürüme mesafesi. Orada da modunuz nereye götürürse oraya gidin.
Tweet about this on TwitterShare on Facebook
GerçekSen'e Abone Olsana